Slm. Adım Hakan. Almanya’da Nürnberg’te kalıyoruz. Oldukça çağdaş bir aileyiz. Karım 38 yaşlarında, güzel ve çok seksi bir hanım. (Bazılarından benim haberimin olmadığını sandığı) bazı seks fantezileri var. Almanyada çalmış olduğu işyerindeki erkek arkadaşlarıyla, aynı binada oturan komşuyla, Türk marketin çırağıyla falan azca sikişmedi. Benim yanımda sikişmese bile, onlarla iyi mi, nezaman ve nerde sikiştiğini bana aleni açık anlatır. Diyeceksiniz ki, “Götoş madem bunlardan haberin var, niye sesini çıkarmıyorsun?”. Sesimi çıkarmıyorum, şu sebeple karımı fazlaca seviyorum. Şunu da burda itiraf etmek isterim ki, ben karımı iyi sikebilen biri değilim. Karım da, (sadece seks amaçlı olmak şartıyla), bulmuş olduğu abaza adamlarla sikişip, o şekilde sevinçli oluyor. Fakat karımın bana olan sevgisine ve bağlılığına en ufacık bir süphem yok! Ben karım için herşeyi feda ederim, karım da benim için!

Kızıma gelecek olursak, Onu da oldukça serbest yetiştirdik. Dedim ya, bizler oldukca uygar bir aileyiz. Kızım cinsellik mevzusundaki tüm bilgilerini karımdan aldı. Kızımın karımdan gizlisi saklısı yoktur. Geçen yıl okuldan sınıf arkadaşına kızlığını verdiği günü bile karımla paylaştı (Karım da benimle tabi!). Kızım, sevgilisiyle sex mevzusunda problemi olduğunda da karımdan öğüt alır. Karım da, kızımın sevgilisini yatakta nasıl memnun edeceğini, iyi mi oral seks yapması icap ettiğini, nasıl sperm yutması icap ettiğini, nasıl anal cinsellik yapması icap ettiğini, iyi mi korunulması gerektiğini, iyi mi prezervatif kullanılacağını falan detaylı bir halde anlatır kızımıza. Hatta kızımın adam arkadaşı bizde kalın, Prezervatifleri karım kendi eliyle kızımın odasına bırakır.

Şimdi size yaşadığımız bir olayımızı bahsetmek isterim. 2 sene ilkin ailece (karım ve kızımla) arabayla Türkiyeye gittik. İstanbulda bir hafta eş dost ve akrabaları ziyaret ettikten sonrasında, kalan 3 haftayı da tatille dercetmek üzere Antalya’ya indik. Beş yıldızlı güzel bir otele yerleştik. Antalya’ya vardığımızın 2. Günü Oteldeki kalabalıktan sıkıldığımız için ve çevreyi şöyleki bir gezip tanımak amaçlı, Toros dağlarına arabayla günübirlik geziye çıktık. Rafting yapılan Beşkonak taraflarında aracımın bozulmasıyla vakalar başladı. Tabi ogün bizim benzer biçimde çağdaş bir aile dağın başında yolda kalınca, etrafta da tarlada çalışan mevsimlik işçiler olunca, Eyvah! Dedim. Arabadan inip motorkaputunu açtım, arızayı bulabilirmiyim diye bakıyorum, bulamadım. Tarlada çalışan işçilerden biri (sonradan isminin Haydar bulunduğunu öğrendim), yanıma gelerek, “Ben motordan anlarım…” dedi. Motorun sağını solunu kurcaladı, sonra, “Bu iflah olmaz, cazibeli çağırmanız lazım.” dedi. O sırada yol servisini arayıp arızayı tanım ettim, onlar da arabanın çekilmesi gerektiğini ve 2 saatten ilkin gelemiyeceklerini söylediler. Onlardan gelirlerken bir adet de kiralık araba getirmelerini rica ettim, kapadım telefonu. Haydar, “Sıcakta beklemeyin, gelin size işçi Barakasında soğuk Ayran ikram edeyim.” dedi.

Haydar, kaba saba, 44-45 yaşında, üzeri başı toz içinde bir adamdı. Hep birlikte Barakaya girdiğimizde, içerde (Cafer isminde) bir işçi, bir dergideki çıplak kadın resimlerine bakarak 31 çekiyordu! Bizi görür görmez derhal toparlandı ve elindeki dergiyi kapatarak kaldırdı. Hepimiz şaşkın şakın birbirimize bakakaldık. Cafer 30’lu yaşlarda, cılız, bakımsız bir işçiydi. Barakanın her tarafında üstüne kucak kucak sperm attırılmış kadın resimleriyle dolu Gazeteler vardı ve içersi leş gibi Sik Taşşak kokuyordu. Haydar, Caferin bu hareketinden ötürü özür diledi. Biz de “Önemli değil, olağan şeyler bunlar, hem Delikanlının kabahati yok, hepimiz habersiz geldik, O kusura bakmasın.” dedik. Oturduk, Ayranları içerken Caferin bakışları karımın mini eteğine kenetlenmişti. Haydar ayaktaydı ve Baraka içerisindeki eşyalara biraz da olsa seviye vermek için, bir o köşeye bir bu köşeye gidiyor, birşeylerle uğraşıyordu. Fakat dikkatimden kaçmadı, Haydarın gözü de sürekli kızımın arkasında, düşük belli kotundan görünen Tanga külotuna takılıyordu. Gördükleri bu manzaralar her ikisinin de siklerini çatlarcasına kaldırmıştı…

Kızım Ayranını bitirince, “Bunaldım, ben dışarıya çıkıyorum, etrafa şu şekilde bir bakacam…” dedi. “İyi çık, fakat fazla uzaklaşma…” diye izin verdik ve çıktı. İki dakika geçmeden Haydar da, “Ben de çıkayım da Kıza gözkulak olayım, dereye inerse kaybolur…” diyerek çıktı. Barakada Cafer, karım ve ben kaldık. Karımın bir huyu vardır, aklından ne geçiyorsa, hiç esirgemeden pat diye söyler. Cafere, “Niye 31 çekiyorsun? Köyde beraber olacağın kadın falan yok mu?” diye sordu. Bu çok aleni soru karşısında şaşıran Cafer karıma yanıt vermek yerine bana baktı. Sanki konuşmak ve yanıt vermek için benden izin talep eder benzer biçimde hali vardı. Cevap verebilirsin anlamında kafamla işaret verdim. Cafer de karıma, “Yok abla ne gezer! 3 aydır hanıma hasretiz burda, kadınsızlıktan kırıldık, hele sizin gibi kadınların ancak resmini görebiliyoruz burda, 31 çekmeyip ne yapalım?” diye yanıt verdi ve yetim bir çocuk edasıyla boynunu önüne eğdi.

Bu cevap karşısında karımla göz göze geldik. Karımın bana bakışlarından Caferin durumuna üzüldüğünü anladım. Karım bana kafa göz işaretiyle birşey sordu, tam anlamasam da galiba Cafere bu konuda yardımcı olmak istiyordu. Bende kafa işaretiyle karıma, “Tamam, ne yapmayı düşünüyorsan yap!” mesajını verdim. Karım bacaklarını iyice ayırarak, külotu Cafer tarafından açık seçik görünecek biçimde oturdu. Bu tabi Caferin dikkatini derhal çekti, bakışları karımın bacak arasına kenetlendi. Karım, “Memleketinde cinsellik yaptığın birisi var mı? En son nezaman seks yaptın? Sevgilin var mı? Sevgilin ağzına alıyor mu? Arkadan yapıyormusunuz? Hiç Eşek siktin mi?” şeklinde sorular sormaya başladı. Cafer utana sıkıla, biraz da benden çekindiği için, kendini kapana sıkışmış benzer biçimde hissediyor, sandalyede bile huzurla oturamıyordu. Buna rağmen karıma kısa kısa da olsa cevaplar veriyordu. Ben bile Caferin yarağının patlayacak duruma geldiğini görebiliyordum. Karım bana bakarak, “Ay Hakan, dayanamayacağım, Cafere en azından Manuel (Elle) yapacam!” dedi. Cafer karımın neden bahsettiğini anlamadı bile, aval aval bakıyor ancak.

“Olur hayatım…” demek zorunda kaldım. Karım kalktı Caferin yanına geçti, Cafere sarılarak, “Kocacığım bizi Videoyaya çeksene!” dedi. “Olur…” dedim, Camerayı kabından çıkardım ve Karımla Caferi kaydetmeye başladım. Ben kaydederken karım da “Beşkonakta otomobilimiz bozuldu, burdaki insanlar oldukca misafirperverler, bizlere Ayran ikram ettiler, buralar oldukca güzel, Cafer oldukça yakışıklı bir genç, ama malesef burda beraber olup sex yapacağı kimse yok…” gibisinden, Cameraya poz veriyor ve Röpörtaj yapar benzer biçimde konuşuyordu. Az sonra karım anlatmayı bıraktı ve elini Caferin pantolonunun önüne attı. Caferin sikini dıştan birazcık okşadıktan sonrasında, Caferin kemerini çözdü ve yarağını dışarıya çıkardı. Önüne çökerek, eliyle birazcık 31 çektirir benzer biçimde sıvazladıktan sonra, Caferin sidik kokan donunu koklaya koklaya, eğri büğrü, fakat uzun sikini yalamaya başladı. Cafer daha karım ağzına alır almaz boşaldı karımın ağzına! Boşalırken de kurbanlık koyun gibi çırpınıyordu garibim. Karım Caferin bütün spermlerini yaladı yuttu ve yarağını yalamaya devam etti. Sanki karım Caferin yarağının inmesini istemiyormuş benzer biçimde bir hali vardı. Ben de sesimi çıkarmadan Cameraya çekmeye devam ediyordum…

Karım ayağa kalktı, külodunu dizlerine kadar sıyırarak masaya domaldı ve Cafere, “Hadi gel sik beni!” dedi. Cafer garibim neye uğradığını şaşırmış, bu yaşananlardan iyicene salaklaşmış, (Ne yapayım?) gibisinden yüzüme bakıyor. Kafamı sallayarak, “Devam!” dedim. Cafere müsade verdiğim halde yeniden de ürkek ürkek kalktı sandalyeden ve domalmış karımın arkasına geçti. Halen bana sanki (Gerçekten karını sikmeme izin veriyormusun?) benzer biçimde bakıyordu. “Devam! Devam!” dedim. Cafer yarağını arkadan karımın amına sokarak gidip gelmeye başladı. Karım oldukça geçmeden zevkten inlemeye başladı ve Caferi iyice azdırmak için neler neler söylüyordu. “Sik beni aslanım! Geçir koca yarrağını! Dağıt amımı! Köyündeki Eşşekleri siker şeklinde sik beni! Daha süratli sok! Daha sert sik beni!” gibi laflar söyleyerek, zaten abaza olan Caferi iyice körüklüyordu. Birkaç dakika geçtikten sonra Caferde utangaçlık namına birşey kalmamış, karımın amını süratli hızlı sikiyor, siki karımın amına piston benzer biçimde girip çıkıyordu. Karım masaya yapışmış, artık zevkten gıkı çıkmıyordu (karım orgazm olup boşaldığı zaman sesi çıkmaz). Karım orgazm olmuş, fakat Caferin boşalacağı yok hemen hemen. Karım elini arkaya atarak Caferin yarağını kavradı, amından çıkarıp götüne yerleştirdi…

Cafer, şaşkınlığı bir kat daha artsa da, hiç (olmaz, istemem falan) demeden karımın götünü sikmeye başladı. Karım götten sikilmekten de çok zevk alır ve saatlerce sikseler götünü bıkmaz. Caferin yarağı götüne iyi girsin diye, karım iki eli arkada kalçalarını ayrık tutuyordu. Fakat Cafer daha 5 dakika geçmeden karımın üzerine abanarak yığıldı, hareketsiz kaldı. Evet Cafer karımın götüne boşalmıştı, ben de karımın sikilişini seyrederken küloduma boşaldım ayrıca doğal olarak. Karım Caferin altında nerdeyse ezildiğinden kalkmak istedi. Cafer sikini karımın götünden çektiğinde, karımın götünden akan spermler bölgelere kadar döküldü. Cafer külodunu çekip pantolonunu bağlarken, karım da benden kağıt mendil istedi. Mendili verdim. Karım amını götünü silip temizlerken, bana, “Kaydettin mi hepsini?” diye soruyordu. “Kaydettim, kaydettim…” dedim.

Karım da üzerine başına çeki seviye verdikten sonra barakadan çıktık. Sağa sola bakındık, fakat ne Haydar var ortalıkta, nede bizim kız! Cafer, “Belki aşağı ırmak kenarına indilerse burdan görünmez, siz durun ben bakıp geleyim.” dedi. Cafer gitti, ben karımla birlikte barakanın önünde hem kızımızı, hemde yol yardımını bekliyoruz. Yarım saat sonrasında yol yardımı kurtarıcı ile geldi. Sağolsunlar, benim sipariş verdiğim kiralık arabayı da getirmişler. Bir sürü kağıt kürek imzaladıktan sonra, kiralık arabayı teslim ettiler ve bizim bozulan arabayı çekiciye takıp Antalyadaki Servisin yolunu tuttular. Cafer bakmaya gittikten bir saat sonrasında, çalıların arasından çıkıp geldiler, kızım, Haydar ve Cafer. Kızımın suratı kıpkırmızı, üstü başı balçık halde. “Kızım ne oldu?” diye soruyorum, “Birşey yok babacığım! Irmak kenarına inerken ayağım kaydı düştüm. Araba meselesi çözümlendiyse Otele gidelim artık!” dedi.

Suçlu benzer biçimde duran Cafer ve Haydara misafirperverlikleri için teşekkür edip, kiralık arabaya bindik, Otele döndük. Otelde biz kendi odamıza çekildik duş almak için, kızımız da kendi odasına. Duştan sonrasında akşam yemeğine indik hep birlikte. Yemekten sonra ben barda otururken kızımla karım yukarı Odaya çıktılar. Kızmın karıma anlatacakları hususi şeyler varmış. Bir saat sonra tekrar aşağı Lobiye indiler. Ben karımla başbaşa bir iki kadeh içip, sonra da plaja yürüyüşe çıkmaya karar verdik. Kızım da Otelin Discosuna gideceğini söyleyerek yanımızdan ayrıldı…

Kızım gittikten sonra karıma sordum, “Neymiş kızımızın anlatacağı hususi mevzu?” diye. Karımın anlattıkları ise tam ‘Yuhh Be!’ dedirtecek şeylerdi. Kızımız Barakadan çıktıktan sonrasında ırmak kenarına gitmişti ya, Haydar da ardından. Haydar ırmak kenarında bizim kızın orasını burasını ellemeye başlamış, bizim kız da korkusundan sesini çıkaramamış. Sonra Hayadar kızımızı yatırmış bir güzel amından zorla sikmiş o devasa kart yarağı ile. Kızımızın götünü de sikmek istemiş, fakat yarağı oldukça kalınca olduğu için sokamamış kızımızın götüne. Daha sonrasında Cafer bunlara bakmaya gittiğinde, bu tarz şeyleri sikişirken görünce, o da katılmış kızımı siken Haydara. Haydar kızımı amından sikerken, Cafer de aynı anda götünden sikmiş kızımızı. Gerçekten Yuhh şu demek oluyor ki! Ulan kıyamadan nasıl ikiniz birden zorla siktiniz 17 yaşındaki körpecik kızımızı! Yazık, tazecik kızımızın amını götünü dağıtmışlar, Ayı herifler ne olacak!

Tatilimiz bitene kadar All İnclusiv Otelimizden ayrılmadık. Hep Otelde zaman geçirdik. Yüzme havuzunda, Discosunda, Barında, Lobisinde ve Saunasında. Almanyaya döndüğümüzde karımla beraber, kucak kucak Caferin karımı siktiği videoyu seyrediyoruz ve o macerayı yad ediyoruz. Kızımız o yaşadığı zorla sikilme olayını unuttu bile. Karım da, “Oldu bir kez, yapılacak birşey yok!” diyor. Ama ben kızımızın iki kaba herif tarafından zorla sikilmesini ne unutabiliyorum, ne de kabullenebiliyorum! Ne deneyelim, elden birşey gelmiyor arkadaşlar!