Merhaba, sizlere Çorumdan yazıyorum. Burası minik bir yer olduğundan derdimi kimselerle paylaşamıyorum, ümit ederim sizler dert ortağım olursunuz. Adım Bahtiyar, kendi halinde mütevazi yaşayan, memurluk meydana getiren, mutahasıp bir ailenin ferdiyim. Eşim Canan benden 10 yaş minik. O da memur bir bayandır. 1 yıllık evliyiz. Ben hatayı fazlaca geç yaşta evlenmekle yaptım, eşimle aynı yerde çalıştığım için flört ederek evlendik. Ama aslına bakarsan geçkin yaşım gereği fazlaca seçme şansım yoktu. Sonuçta Canan da genç kız değildi, birkaç kez evliliğin eşiğinden dönmüş. Yani dürüst olmak gerekirse, sikilip sikilip bırakılmış, ama fazlaca bakımlı hoş bir bayandı. Bana da, “Bak Bahtiyar, normalde tipim değilsin, ama Çorumda yaşıyoruz, adım çıkacak, beni hep evlenme vaadiyle fazlasıyla siktiler. Bunları yalayıp yutup kabulleneceksen beraber olalım, evlenelim. Yakışıklı değilsin, işyerinde senin için (Kim bakar bu tipsize?) diyorlar. Evlenirsek hem sikin am görür, hem de itibarın artar!” dedi. Çaresizce kabul ettim. Aynı dairede çalıştığımız arkadaşlarımdan bazıları, “Ya Bahtiyar kusura bakma, içimizden karını sikenler oldu, fakat artık yengemiz!” diyerek moral vermeye çalıştılar.

Gel zaman git vakit, sıkıntılarımız ortaya çıkmaya başladı. Karım Canan benden ilkin oldukca sağlam sikişmiş, her türlü yarrağı almış, amı götü hep yanan bir hanımdı. Oysa ben karımın cinsel ihtiyaçlarını karşılayamıyordum. Aferdersiniz ereksiyon olamıyorum, sikim pek kalkmıyor. Ayda yılda bir kalksada, karımı iyi sikemiyorum, oldukca erken boşalıyorum. Çok erken derken, daha karımın amına sokar sokmaz boşalıyorum! Yani 1 dakika bile dayanamıyorum. Ve boşaldıktan sonra sikim birdaha haftalarca kalkmıyor. Bir de karım götünden sikilmek istiyor, onu asla beceremiyorum. Sikim daha karımın götüne dediği an boşalıyorum. Daha karımın götüne hiç sokmamadım bile. Üstüne üstlük, spermlerim de oldukça az ve çocuk yapmak için ehil değil. Canan bu durumdan rahatsız olduğunu ve evliliğimizin biteceğini anlatmaya başlayınca ürkü oldum. Canım karım Canancığım beni terkederse biterdim. Karım bana, “Bahtiyar, erkek gibi vurdurmak isterim, çocuk isterim! Ama daireden biriyle sikişmek istemiyorum, adın çıkar, aslına bakarsanız sana boynuzlu diyorlar! Mutlaka sikilmem lazım, ya bana sen birini bul, yada sonuçlarına katlan! Yan masamdaki Kemal bey, ‘Gel Cananım, en az 4 postan garanti, zevkten ağlatacam seni!’ diyor. Az kalsın geçenlerde veriyordum, zor tuttum kendimi!” diyince, işin ciddiyetini anlamıştım. Göt Kemal bana da, “Çok güzel karın var, bütün gözler üstünde! Daire orospu çoçuklarıyla dolu, dikkat et sikmesinler! Ama bana güvenebilirsin!” demişti geçenlerde.

Çorum göt kadar yer. Ne yapsam, kimsenin diline düşmeden bu işi nasıl halletsem derken, aklıma yan kasabadaki Askeri Birlik geldi. Haftasonları çarşı iznine çıkan Askerler için, Orospu karıların ayak üstü sikişe gittiklerini duymuştum. Canana, “Karıcığım orda bizi tanımazlar, birileri görsede Asker ziyaretine geldik deriz. Ben senin Pezevenginmiş benzer biçimde davranırım, sen de canının çektiği gibi sikişirsin. Sonra birdaha kim kimi nerde görecek?” diyerek planımı anlattım. Canan boynuma atlayarak, “Canım kocam, ben de senden boşanmaycam! Hatta aklına yanlış birşey gelmesin, beni sikecek şanslı askere Pezom hep yanımda duracak diyeyim, sende izlersin. Amacım sadece her tarafımdan iyice sikilmek, yoksa seni aldatmak değil, bunu kanıtlama etmiş olacağım sana!” dedi.

Heyecanla haftasonunu bekledik. Karım ogün fazlaca seksi bir elbise, kırmızı topuklu pabuç ve muhteşem makyajıyla; ben de yinede ne olur olmaz deyip güneş gözlüğü ve bir Fötr şapka takarak yola koyulduk. Kasabaya gelince Askeri Birliğin yakınına arabayı çektim. Dolmuş duraklarının önünde Askerlerin çarşı iznine çıkışlarını bekliyorduk. Birlikten çıkan Askerler dolmuşlara binip gidecekleri için en iyi yerde tezgahı kurmuştum. Zaten tüm günübirlik Orospular da ordaydı. Orospular karımı görür görmez, “Ooo yeni mi düştün? Pezon bu mu? Çok ta güzelmişsin! Biz 50 kağıttan aşşağı almıyoruz, piyasayı kırma!” gibi takılmalara maruz kaldık. Askerler grup öbek geliyorlar, Orospuları süzüp, “Muamele var mı? Kaç postası kaça? Grup uyar mı?” şeklinde sorular soruyorlardı. Bazıları da, “Bıktık parasızlıktan Elizabet yapmaya, parasız yokmu Orospular? Benimki 21 santimetre, hanginiz alıyor? Arkadan alan var mı? Hastayım göt sikmeye!” diye nağralar atıyorlardı. O sırada Orospular Askerlere, “Bir sigaran var mı? Bir dakka bakarmısın? Kocacım gelsene, sakso saatim geldi!” diyerek, alan kişi avlamaya çalışıyorlardı.

Askerler sikecekleri Orospuları alıp alıp götürürlerken, Cananı kabul eden Askerler, “Çok havalı orospu! Buna paramız yetmez! Çok süslü, işlem çekmez!” diye bizi pas geçiyorlardı. Tam ümidimiz kesilmişken, kısa boylu, birazda tipsiz bir Asker yanımıza gelip, “Abi, bu Orospunun Pezosu sen misin? Kaça olur?” dedi. Karımla göz göze geldik, “50 kağıt!” dedik. Asker, “Kaç posta abi?” dedi. Ben de, “Sana kalmış, sik sikebildiğin kadar! Ama ben başlangıcında duracam sermayemin!” dedim. Anlaşmıştık. Canancığımın yüzü gülüyordu. Ben Askerle sohbet etmeye başladım. Adı Halilmiş, Askerliğinin bitmesine az kalmış. Çok mahçup bir çocuktu. “Nerde sikeceksin?” diye sormuş oldum. “Ağbi ilerde baraj yolu var, orda boş bir baraka var, devriye gezerken görmüştüm, orda sikişiriz. Hem sen de sigaranı yakar, sermayeni seyredersin!” dedi. Arabaya bindik, 25 dakika sonra dediği yerdeydik. Fakat oraya varınca Halil, “Ağbi param yok, kaç aydır memleketten param gelmiyor, fazlaca abazayım, yap bir kıyak, beni burdan amsız yollama!” dedi.

Hemen söze Canan atıldı, “Bana bak çulsuz, benim gibi karıyı beleşe mi sikeceksin? Ayı git 31 çek! Sikin çatlasa da, bende indiremezsin! Hem senin küçük sikin bana yetmez!” dedi. Çok şaşırmıştım, canım karım tam bir Orospu benzer biçimde konuşuyor, fakat Halili tahrik etmek, kızdırmak, kudurtmak istiyordu, anlamıştım. Halil bağırarak, “Ne lan, bir delikanlı adamı aşşalıyon? Orospu al da sik gör!” diyerek sikini çıkardı. Gerçekten dev gibi, kapkalın, kıllı mı kıllı, nerdeyse patlıyacak şeklinde koca başı olan sikini görür görmez, karım adına oldukca sevindim. Ben de rolümü iyi oynamalıydım, güzel karıma, “Sus orospu! Aslan benzer biçimde delikanlıyı niye bozuyorsun? Bu seferlik bedava vereceksin, her tür muameleyi de çekeceksin, o kadar!” dedim. Halile de, “Tamam koçum, sen bu orospunun dediklerine bakma, madem paran gelmemiş, buseferlik beleş olsun, al tepe tepe sik orospuyu, harca bitir!” dedim. Halil, “Sağol Pezo ağbicim benim!” diyerek hemen soyunmaya başladı. Çok heyecanlıydım. Halil cırılçıplak kalmıştı, karıma da, “Soyun Orospu!” diye emretti. Canan da, “Peki Komandom!” diyerek birkaç dakikada Halilin emrine girmişti bile.

Abaza Halilin damarları şişmiş yarağını tutan karım, “Off ateş gibi yanıyor, dur ilk boşalmanı ağzımla yapayım!” diyerek, koca yarağı ağzıyla yuttu. Halil, “Ohhh, ilkkez bi karıya emdiriyoom, ölüyoom!” diye hırıltılı sesler çıkarıyordu. Canan, tam Halil gelecekken, yarağını ağzından çıkarıp, taşaklara doğru iniyor, sonrasında kıllı kasıklarını yalıyordu. Halilin yarağının koca başını minik ısırıklarla kıpkırmızı yapan karıcığımın dudaklarının etrafı da taşak kıllarıyla dolmuştu. O sırada Halil tüm döllerini boşalttı karımın ağzına. Her ikisinin de gözleri kaymıştı. Cananım kıllarla birlikte tüm spermleri yuttu. 1 yıldır ilk kere dolu dolu Spermin tadına bakıyor, Halilin yarağını emdikçe emiyor, asla bırakmak istemiyordu. Dakikalarca daha emdi. Emerken de, “Ohhh! Hasret kaldım yarağa, Sperme! Ohhh canım, ver siki, affetme, sok ağzıma, daha da yuttur!” diye inliyordu. Halil, “Numara yapma lan Kaltak!” diye mukabil verdi. Ben de Halile, “Yok yiğidim numara değil, iyi sikemeyen kocası var, o yüzden sermaye oldu!” dedim. Halil de, “Vayy Gavat! Kimmiş bu Godoş? Böyle karı sikilmez mi? İyi olmuş yavşağa! Dur şimdi daha da kızdım, oldukça fena sikecem!” diyerek karımı kucağına oturttu.

Canan tam istediği gibi, doya doya sikiliyordu. Askerin abaza sikinde zıpladıkça, uzun saçları sağa sola dağılıyordu. Az sonra Halil, “Gelecem galiba, evliymişsin, içerisine akıtmayım istersen?” dedi. Canan zevkten kaymış gözleriyle bana yalvarırcasına baktı. İsteği belliydi. Karımı harbiden oldukca seviyor ve yitirmek istemiyordum, başımı ‘Tamam’ anlamında salladım. Bunun üzerine Cananım Halile, “İçime boşal Halilim! Amım sayende yarak görmüş oldu! Kocam yapamıyor, sen hiç olmazsa dölle beni! Döllerini akıt içime! Orospu oldum diye hakir görme beni, ver döllerini!” diye haykırdı. Abaza asker, nara ata ata, “Al! Ohh, All hepsini! Götoş kocana ders olsun!” diyerek gözümün önünde canım karımın amına tohumlarını ekti. İkisi de yığılmıştı. Halil dinlenirken bir sigara yaktı. 10 dakika sonra Canan, “Hadi Komandom, götümü boş bırakma, götten de sik beni!” diye yalvardı. Bir kadının götü bu kadar mı güzel sikilir arkadaşlar? Valla helal olsun Halile, inlete inlete karıcığımın götünün hakkını fazlasıyla verdi. 1 senedir yarak yüzü görmemiş karımın götü, Halilin yarağıyla parçalanırcasına yağmalandı.

Tam bitti derken, Halil, “Dur bakalım işimizi sağlama alalım, madem Gavat kocan seni buraya kadar düşürmüş, şu amcığını bi da dölleyim ki, boş geldin yüklü git!” diyerek, karımı bacak omuza yaparak, amına sağlam bir dölleme daha yapmış oldu. Karım diye söylemiyorum, Cananım da onun daha iyi boşalması için taşaklarına masaja kadar her şeyi yaptı. Dönüş yolunda Halil karıma arka koltukta yarağını emdire emdire doyurdu. Ellemeye kıyamadığım karıma bir asker neler neler yapmıştı. İşimiz sonlanmış, eve dönmüştük. Canan boynuma sarılıyor, “Sağol canım kocacığım, seni oldukça seviyorum, bak amacımı gördün, seni aldatmayı düşünmediğimi anladın, dimi?” dedi. Canan siki yiyince morali düzelmişti.

Derken 2-3 ay sonrasında ekilen döl tohumları filizlenmiş, canım karımın karnı şişmeye başlamıştı. Dairedekiler bana, “Ooo Bahtiyar efendi, hiç beklemezdik senden, ne sikici çıktın! Canan benzer biçimde bir karıyı hamile bıraktın ya, helal olsun sana!” diyerek itibarımı iade ettiler. Bunları okuyan arkadaşlar, lütfen bana kızmayın, evliliğimin devam etmesi ve karımın mutluluğu için ne gerekirse yaparım…