Merhabalar, ben 18 yaşlarında, bakımlı, azıcık boyuna göre tombul sayılabilir, beyaz tende bir vücuda sahip, cinsel mevzularda tecrübesi olmayan, genç bir delikanlıyım. Sizlere, geçen yaz, bizim köyden Mehmet amcayla yaşadığım bir olayı itiraf etmek isterim.

Mehmet amca 50’li yaşlarda, evli, 3 çocuk babası, köyümüzde hatırı sayılır birisidir. Bir gün kahvehanede Mehmet amca bana, köyümüze 5 km uzaklıkta dereye balık tutmaya gideceğini, istersem beni de yanında götürebileceğini, balık tutmaya yardım edebileceğimi” söyledi. Ben de, “Tamam!” deyip evdekilere haber vermeye gittiğimde, evden ilk önce, “Suya girer boğulursun.” diye kızdılar. Mehmet amcayla gideceğimi söyleyince, “Tamam git ozaman, Mehmet amcan sana göz-kulak olur.” dediler ve gitmeme izin verdiler.

Mehmet amcayla beraber dereye gidip, öğleye kadar, 8 adet balık yakaladık. Mehmet amca ateşi yaktı, beraber balıkları ızgara yapmış olup yemeye başladık. Ben içki içmiyordum, fakat Mehmet amca getirmiş olduğu ufak rakıyı büyük bir zevkle içiyordu. Sohbet ederken Mehmet amca çok keyifliydi. Bazen saçlarımı ve yanaklarımı okşuyordu. Bu da benim hoşuma gidiyordu. Bir ara, işemek için kalktı, iki adım öteye gidip işemeye başladı. İşemeyi bitirdikten sonra, sikini sallayarak, son damlaları boşaltmaya çalışıyordu. O esnada birazcık daha bana doğru dönmüştü. Ben utanarak, başımı çevirir şeklinde yapıyor, bir yandan da yarağını görmeye çalışıyordum. Baktığımı anlamış olmalı ki, yanıma oturduktan sonra, el şakaları artmaya başladı. Az ilkin işerken yarağını biraz da olsa görebilmiştim, kendi kendime (O ne biçim sik öyle?) diye merak etmeye başladım.

Bu arada şakalaşmayı birazcık daha ilerleterek, güreşmeye başladık. Beni zaman zaman üstüne, bazen de altına alıyordu bu şakayla karışık güreşmemizde. Sikinin kalktığını, bacağıma veya başka yerime dokunduğunda hissediyordum. Siki çok büyük ve sertti. Beni kucakladığı zaman, sikinin değdiği yer acıyordu. Ben korkmaya, utanmaya ve kızarmaya başladım. Mehmet amca bunu anladı ve güreşmeyi bıraktık. Tekrar dereye indik, birazcık daha aşağıya doğru yürüyerek iyi bir yer bulduk ve balık tutmaya başladık. Dört adet yakaladık. “Birkaç adet daha yakalayalım, annene götürürsün!” dedi. “Tamam.” dedim. Bir saat içinde 5 tane daha yakaladık. Yorulmustuk. Oturup dinlenirken, Mehmet amca uzandı, beni de kendi üstüne doğruçekti. Yüz üstü tam üstündeydim. Elleriyle götümün yanaklarını okşamaya başladı. Ben “Mehmet amca yapma, birileri görürse ayıp olur!” dedim. “O zaman, derenin birazcık daha aşağılarına inelim!” dedi ve indik.

Orada yine sırtüstü uzanıp, gözlerini kapattı, elimi tutarak sikine dokundurmaya çalışıyordu. Pantolonunun içinde siki kabarmaya başlamıştı. Oldukça büyüktü ve ben iyiden iyiye merak ediyordum. Eliyle sikini okşattırırken, uyur numarası yapmış olup, derinden soluk almaya başladı. Kendi elini benim elimden tehlike, ben okşamaya devam ettim. Hoşuma da gitmeye başladı. Siki pantolonun içinde iyice sertleşmiş, kazık benzer biçimde olmuştu. Hafif gözlerini açıp, yarağını dışarı çıkarmamı istedi. Ben ‘Olmaz!’ der gibi başımı salladım. Israr etmedi ve yeniden uykuya dalmış şeklinde yaptı. Ben pantolonun üstünden okşamaya devam ediyordum. 10 dakika kadar okşadıktan sonrasında, Mehmet amca doğruldu ve “Yine işemem lazım.” dedi ve kalktı. Bu sefer yarağını yanımda çıkarıp işemeye başladı. Aman tanrım, o ne öyleki?!! Kocaman bir yarrağı vardı. Kafası benim yumruğumdan büyüktü ve işerken sanki bir hortumdan su akar şeklinde sidik akıyordu. Bittiğinde sikini içeri koymadan yanıma oturup uzandı. Güya uykuya daldı tekrar. Ben bu sefer kendiliğimden dokunmaya çekindim. Yine elimi tutup, o devasa sikini tutturdu. Kalın, sert ve çok sıcaktı. Ben acemi ellerimle sikini okşamaya başladım. Gariptir, ilk kez başka birinin sikini görmüştüm ve elimle oynuyordum. Ve de fazlaca hoşuma gidiyordu…

Sikini okşamaya devam ettikçe ucundan su renginde bir-iki damla sıvı geldi. Parmağımla kafasına sürmeye başladım. Kayganlaştı. Siki kalp benzer biçimde atıyordu, elimle hissediyordum. Mırıldanarak benden yarağını öpmemi istedi. Ben de öpmeye başladım. “Ağzına al.” dedi. Kafasını tamamen ağzıma almaya çalıştıysam da olmadı. 5 dakika kadar sikinin her tarafını yaladım. Bana, “Kenan yavrum, çok tatlısın, fazlaca tatlı!” diye mırıldanıyordu. Bu arada pantolonumun üzerinden götümü okşamaya başladı ve ben biraz tedirgin oldum, bundan dolayı böyle şeyler hakkındaki hiç bir bilgim ve tecrübem yoktu. Ama bir yandan neler olacağını merak ediyor ve içimden devam etmesini arzuluyordum. Sikini yalamaktan da bir türlü vazgeçemiyordum. Sikini kıtlıktan çıkmış benzer biçimde yalıyordum. Bu arada kemerimi açtı, pantolonumu ve külodumu indirdi, çıplak götümü okşuyordu. Okşarken de “Bebek şeklindesin, fazlaca yumuşak ve tüysüz bir götün var.” diyordu. Biraz daha oynaştıktan sonrasında, az az hava kararmaya başladı. Sikini yalayarak ve emerek boşalttıktan sonra, evden merak etmesinler diye, toparlanıp evin yolunu tuttuk.

Yolda içime bir telaş girdi, acaba Mehmet amca bu yaptıklarımızı, anneme veya bir başkasına söyler mi diye korkuyordum ki, Mehmet amca bana, “Kenan yavrum, bu yaptıklarımız aramızda kalsın, ne olursa olsun kimseye söyleme, belki yanlış anlarlar. Tamam mı?” dedi. Acaip rahatlamıştım, “Kesinlikle hiç kimseye söylemem, Mehmet amca!” dedim. Köye yaklaşırken, Müjgan Ablam bizi görüp yanımıza geldi ve beraber eve doğruyürümeye devam ettik. Eve geldiğimizde, ayrılırken Mehmet amca “Kenan, yarın sabahtan gel, yeniden balığa gidelim. Yarın daha oldukca balık tutarız!” dedi ve göz kırptı. Ben de gülümseyerek “Tamam, gidelim Mehmet amca.” dedim. O akşam heyecandan uyuyamadım, bir an ilkin sabah olsun istiyordum…

Sabah oldu, erkenden Mehmet amcanın evine gidip çağırdım. “Hazırlanıyorum.” dedi. 10 dakika kadar bekledim, geldi. Birlikte yeniden aynı yere gittik. Sabah sabah birkaç tane balık tuttuktan sonra oturup dinlenmeye başladık. Biraz dünkü konu hakkındaki konuştuk. Beni kucağına aldı, dün meydana gelen benzer biçimde saçlarımı ve yanaklarımı okşamaya başladı. Sikinin yavaş yavaş kalktığını hissetmeye başladım, çok hoşuma gidiyordu. Biraz kucağında oturduktan sonrasında beni kaldırdı ve sikini çıkardı. “Dün oldukca güzel yaladın, yine ağzına al ve yala!” der demez, büyük bir heyecan ve iştahla yarağını yalamaya başladım. Ben yarağını yalarken Mehmet amca da kemerimi çözüp pantolonumu ve külodumu çıkarmış, götümü nazikçe okşuyordu. Yine dün meydana gelen gibi sikinin devasa kafasını ağzıma almaya çalışıyordum. “Sana şimdi daha değişik birşey tattıracam.” diyerek beni dört ayak domaltıp, kalın ve sert sikini götümün yanaklarına sürtmeye başladı. Sikini götüme sokmaya çalıştıysa da olmadı, bir türlü girmedi. Sonra parmağını götüme sokmayı denedi. Ben götümü kastıkça, parmağını sokmaya zorlanıyordu. Sonunda işaret parmağı götüme girince, birazcık acı hissettim. “Kendini serbest bırakırsan acımaz.” dedi. Fakat elimde değildi, coşku ve korkudan götümü iyice büzüyordum.

Mehmet amca tekrar yere sırtüstü uzandı ve benim götümü kendine doğru çevirerek, 69 pozisyonuna geldik. O benim göt deliğimi yalarken, ben de onun sikini yalıyordum. Sikinin kafası kayganlaşmaya başladığında beni doğrulttu ve bana, “Sen kendin ayarla götünün deliğini ve sikimin üstüne yavaş yavaş otur.” dedi. Ben de “Tamam.” dedim ve sikini elimle tutup göt deliğime getirdim. Ne kadar uğraştıysam da kafassını bile içime alamadım. Sanki götümün deliği yırtılacak şeklinde oluyordu, çok acımaya başladı, biraz ara verdik. Ara verdiğimizde yarağı inmişti, tekrar sikini ağzıma verip yalattırınca siki yine kazık şeklinde oldu. Beni tekrar dört ayak domalttı. Götümü biraz yalayıp ıslattıktan sonra, yarağını göt deliğimin tam üzerine getirdi. Kalçalarımdan kuvvetlice tutup, yarağını götüme geçirmeye çalışıyordu. “Olmuyor, götüm oldukca acıyor.” dedim. “Kendini özgür bırak, birkez girdi mi birdaha acımaz.” dedi. Konuşurken, kalçalarımdan kendine doğru çekip üstüme tüm gücüyle yüklenince, göt deliğim kesin yırtıldı sandım. Acıyla “Mehmet amcaaa!” diye bağırdım. “Sus, tamam, kafası girdi.” dedi. Ben de “Mehmet amca, sakın kıpırdama, çok acıyor.” dedim.

Birkaç dakika o şekilde bekledikten sonra azar azar götüme sokmaya başladı. Götümün deliği yanıyordu sanki, gözlerimden yaş geldi. “Mehmet amca çok acıyor, sen dur, ben geriye doğru dayanayım.” dedim. “Tamam.” dedi. Götümü azar azar geriye iterek yarağını içime almaya başladım. O da hafif sokmaya çalışıyordu. Biraz uğraştıkdan sonra, ağzıma alamadığım o koaman yarrağını, daracık götüme, dibine kadar yerleştirdi. Siki içimde kalp atar şeklinde kasılıp gevşiyordu. Bi vakit beni siktikten sonrasında içime boşaldı. Döllerinin sıcaklığını içimde sezmek oldukca hoş bir duygu verdi bana. Sikini, biraz içimde beklettikten sonra çıkardı. Bana, harika olduğumu, benden çok memnun kaldığını söyledi. Biraz dinlendikten sonra kalktık, birkaç adet daha daha balık tuttuk. Tuttuğumuz balıkların hepsini bana verdi ve evin yolunu tuttuk…

Evde, 3 gün götümün üstüne oturamadım… Aradan geçen bir haftadan falan sonra götüm kendine gelmiş, yeniden yarak yalamak ve götümü sikilmek istiyordum. Birgün Mehmet amcanın köy dışındaki tarlasına gittiğini gördüm. Tarlası pek uzakta değildi, otuz dakika sonrasında ben de gittim. Tarlanın kenarında, ağaçlıklar vardı, ordan bazı seslerin geldiğini farkettim. Sessizce yaklaştığımda gözlerime inanamadım! Müjgan ablam Mehmet amcanın yarağını ağzına almış yalıyordu. Müdahale etmedim, zaten Mehmet amcaya gücüm de yetmezdi. Hem müdahale etsem, Mehmet amca ablama (beni de siktiğini) söyler diye korktum. Gizlice seyretmeye başladım. Müjgan ablam, Mehmet amcanın sikini iştahla yalamaya devam ediyordu. Mehmet amca zevkten kudurmuştu. Ablamı ceketinin üzerine sırtüstü uzatıp, şehvetle öpüyor, bir yandan da elbiselerini çıkarıyordu. Ne yapacağımı bilmediğimden ara sıra onlara bakıyor, ara sıra de yüzümü başka tarafa çeviriyordum.

Mehmet amca ablamın kazağını ve sütyenini boğazına doğru sıyırdı. Sonra ablamın minik göğüslerini yaladığını gördüm. Ablam da oldukca zevk alıyordu herhalde, inilti sesleri ta kulağıma geliyordu. Mehmet amca ablamın göğüslerinden sonra dudaklarına yapıştı. İkisi de dünyalarından geçmişler, çılgınlar şeklinde sevişiyorlardı. Aramızda ancak 5 – 6 metre falan mesafe vardı. Mehmet amca diliyle aşağılara inmiş, Müjgan ablamın amcığını yalıyordu. Ablam zevkten kuduruyordu. Daha sonrasında ablam, “Sik beni, kızlığımı boz!” diye yalvarmaya başladı. Mehmet amca, ablamın bacaklarını omuzuna alıp, yarağını amcığına yerleştirince, ablam oldukca daha sesli inlemeye başladı. Ablamın kızlığı gitmişti. Mehmet amca asla durmadan yarağını ablamın amcığına yerleştirip çıkarıyordu. Bu halde ablamın amını epeyce siktikten sonra, ablamı domaltıp dört ayak vaziyetine getirdi. Ben içimden (Kesin beni siktiği şeklinde ablamı da götten sikecek, götüne yarak girince bak sen ablamın feryadına!) diye düşünüyordum ki, Mehmet amca o koca sikini ablamın götüne bir seferde soktu ve ablamı götünden sikmeye başladı. Orospu ablam demek ki epey zamandır götünü siktiriyordu, bu ilk kere olamazdı. Mehmet amca ablamın götünü 10 – 15 dakika kadar siktikten sonrasında, tam boşalacağı vakit sikini çıkarıp, ablamın ağzına verdi ve boşaldı. Ablam derin-derin soluk alıyor ve tüm döllerini yutuyordu. Hemen ordan uzaklaştım ve eve gittim…

Ablam daha sonra köyden birisiyle nişanlandı. Buna karşın, Mehmet amcayı birkaç defa daha, ablamı sikerken gördüm. Ne zaman ablamı yada Mehmet amcayı tarlaya giderken görürsem, derhal yarım saat sonra ben de gidip, gizli gizli saklı seyrediyorum. Mehmet amca her fırsatta ablamı sikiyor. Fırsat buldukça ben dehalen kendimi Mehmet amcaya siktiriyorum, çok büyük de zevk alıyorum. Mehmet amca, benim (Onun ablamı siktiğinden) haberim yok sanıyor, ablamın zaten benim de siktirdiğimden haberi yok, şimdilik üçümüz de hayatımızdan memnunuz…