Merhabalar, ben
İstanbul’dan Meltem, 25 yaşlarında, 1.65 santimetre uzunlukta, 55 kilo,
kapalı bir bayanım. Hikayemin başladığında evlyidim
ve evliliğim iyi gitmiyordu, hatta kocamla yataklarımızı
bile ayırmıştık. Bir gün evde boş boş
oturuyordum, sıkıntıdan patlamak üzereydim. Öylesine TV’de
kanalları gezerken bir müzik kanalında kaldım ve o güne kadar
asla ilgimi çekmeyen kanala ismini yazan ve numaralarını bırakan
kişileri okumaya başladım. Onlarca insan birazcık kendinden
bahsedip numaralarını yazmışlar. O sırada can
sıkıntımın çözümün bulmuştum: İstanbul
dışından birini arayıp, biraz makara yapacaktım. Öyle
de yaptım, birine davet attım. Aradan 2 dakika geçmeden
beni aradı ve hikayem burada başladı.

 

Bir anda o aradığım numarayı telefonumda görür görmez, nedenini
bilmediğim bir heyecen kapladı içimi. Açıp açmamakta
kararsız kaldım, nihayetinde merakım ağır bastı ve
açtım, “Efendim?” dedim. Karşımdaki ses, “Kiminle
görüşüyorum?” deyince, ne söyleyeceğimi bilemedim ve
“Yanlış oldu, kusura bakmayın!” deyip kapattım.
Ama içim içimi yiyordu. Karşımdaki ses o denli sempatikti ki,
dayanamadım 3 dakika sonrasında yine çağrı attım. Tekrar beni
aradığında açtım ve azca önceki davranışım
için özür diledim ve konuşmaya başladık.

 

İsminin Mehmet
bulunduğunu ve Balıkesir’de yaşadığını söyledi.
27 yaşında, 1.79 boyunda, 65 kiloda, sempatik, güler yüzlü
bulunduğunu belirtti. Güvenlik görevlisiymiş. Nasıl bir iliski
beklediğimi sordu. Ben de, “Sadece canım
sıkılmış olduğu için davet attım, başka
bir hedefim yok!” dedim. İlerleyen dakikalarda Mehmet evli
olduğunu söylemiş oldu. Ben de ona karşı yalan söyleyemiyordum. Yüzünü
görmediğim, asla tanımadığım bir kişiye ufaktan
ufaktan ısınmaya başlamıştım. Benim de evli
olduğumu, ancak kocamla anlaşamadığım için ayrı
yataklarda yattığımızı söyledim. Ve bu şekilde
tanışmayla başlayan konuşmamız tam 3 saatten fazla
sürdü. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik
biz de. Ancak telefonu kapatmak zorundaydım, akşam oluyordu ve
kocam gelmek üzereydi. Müsade isteyip, bu gece fırsat bulursam
çağrı atacağımı söyleyip kapattım.

 

Yemek hazırlarken kocam
geldi. Yemek yedik. Bulaşıkları yıkadım. Biraz TV
seyrettik. Kocam eve herzaman yorgun geldiği için, birazcık TV seyrettikten
sonrasında yatmaya gitti. Benim de beklediğim buydu. Biraz derin uykuya
dalmasını bekledim ve Mehmet’e davet attım.
Aradı, yeniden konuşmaya başladık. Saatler ilerledikçe konu
yavaş yavaş sekse gelmeye başladı. Bunun
farkındaydım, ama kendimi Mehmet’e karşı frenleyemiyordum.
Ne olacaksa olsun deyip, kendimi olayın akışına
bıraktım ve artık telefonda cinsellik oluşturmaya başladık. O
kadar azdırıcı konuşuyordu ki, sanki telefonda değil
de yanımdaydı. Adeta beni telefonda düdüklüyordu, her konuşmamızda
ne olursa olsun orgazm oluyordum.

 

Bu şekilde günler günleri,
haftalar haftaları, aylar da ayları kovaladı ve aradan 6 ay
geçti. Ama içim dışım tamamen Mehmet olmuştu, her
fırsatta telefonda konuşuyor ve mesjlaşıyorduk, MSN’de chat
yapıyorduk. Birgün bana, artık daha fazla
dayanamayacağını, yıllık izine ayrılıp, 10
günlüğüne İstanbul’a yanıma gelmek istediğini söyleyince,
dünyalar benim oldu. 6 aydan beri telefonda konuşup, sadece MSN’den
tanıdığım sevgilimi sonucunda gerçekten görüp
tanıyacaktım. Ancak onun otel odalarında kalmasına gönlüm
razı olmadı. Aklıma biricik arkadaşım Serpil geldi.
Serpil dul bir kadındı ve tekbaşına yaşıyordu,
Mehmet onun evinde kalabilirdi.

 

Hemen Serpil’i aradım ve
durumu anlattım. Serpil direkt, “Canım benim, gelsin, istediği
kadar kalabilir!” dediğinde, sevincim bin kat daha arttı.
Böylelikle ev işini de halletmiştim, hemen Mehmet’i aradım ve
Serpil’de istediği kadar kalabileceğini söyledim. O da bu habere oldukça
sevinçli oldu.

 

Aradan 3 gün geçti ve
sabırsızlıkla beklediğim sevgilim bu gece gelecekti.
Balıkesir’den yola çıkarken beni aradı ve “4 saat sonra yanındayım
aşkım, artık bu özlem bitecek ve 10 gün boyunca
unutamayacağın anlar yaşatacağım sana!” diyordu.
Hemem kocamı aradım ve 9-10 gün Serpil’de kalacağımı
söyledim. Kocam herzamanki benzer biçimde, “Umurumda değil, istersen hiç
gelme!” dedi. Bu halde cevap beklediğim için hiçte
garipsemedim, aslına bakarsan formalite icabı söylemiştim :)) Hemen birkaç
parça kıyafet aldım yanıma ve uçar adımlarla Serpil’e koştum.
Hazırlanmaya başladım, makyajımı yaptım, üzerime dizimin
4 parmak üstüne gelen siyah eteğimi ve beyaz gömleğimi giydim,
türbanımı yaptım, üzerime ince bir tunik aldım. Serpil’le
birlikte gidecektik Beşiktaş’a Mehmet’i karşılamaya. Serpil
de hazırlandı, o da benim kadar güzel ve alımlı
olmuştu. Beklenen saat geliyordu, artık aşkımı
karşılamaya gidebilirdik.

 

Serpil’le Besiktaş’a indik
ve bir cafeye girdik. Mehmet gelinceye kadar bir kahve içip
heyecanımı dindirmem gerekliydi. Derken telefonum çaldı,
sevgilim arıyordu, açtım. “Ben indim, Barbaros meydanında deniz
kenarında temenni ediyorum!” dedi. Heyecanım hafiften azalmışken
yeniden tavan yapmış oldu, “Tamam 5 dakika arasında oradayız!” dedim
ve derhal hesabı ödeyip çıktık ve Barbaros meydanına gittik.
Mehmet arkası bizlere dönük, bankta oturmuş, bir sigara
yakmış, denizi seyrediyordu. Heyecandan ölmek üzereydim, ayakta
duramıyordum, Serpil bu durumu farketti ve hemen koluma girdi. Sakin
adımlarla arkasından yavaşca yaklaşıp ön tarafına
geçtim ve Final anı…

 

Mehmet’i görür görmez nutkum tutuldu, o kadar yakışıklı ki,
tanım edemem. “Merhaba ben Meltem!” der demez derhal ayağa
kalktı ve birbirimize sarıldık. Sanki senelerdir
tanışıyormuşuz ve uzun vakit sonra tekrar
buluşmuşuz şeklinde birbirimizi bırakamıyorduk. Serpilin,
“Piişşttt ben de burdayım, beni unuttunuz!” lafıyla
ayrıldık ve Serpil’i tanıştırdım. Sonra hiç vakit
kaybetmeden atladık Serpil’in otomobile, yola koyulduk. Biran ilkin eve
gitmek için sabırsızlanıyorduk. Arabada biraz sohbet ettik.
Yarım saat sonra sokağın başına geldiğimizde,
bizi beraber görmemeleri için Mehmet’i indirdik. Ben Serpil’le, Mehmet de
arkamızdan apartmana girdik. Hep beraber asansöre bindik ve Serpil’in
daireye çıktık.

 

İçeriye girip, Serpil
kapıyı kapatır kapatmaz, hemen sevgilimin üzerine atlayıp,
“Tekrar hoş geldin aşkım!” deyip dudaklarına
yapıştım. Serpil’in yanımızda oluşuna aldırmadan
uzun uzun yakıcı bir halde öpüştük. O kadar arzulu ve
tatlı öpüyordu ki, beni kendimden geçirmeye yetmişti. Serpil’in
götüme şaplak atmasıyla kendime geldim. Serpil, “Mehmet kendi
evinde gibi rahat hisset kendini canım, geç istediğin yere otur.
Müsadenizle ben üzerimi değiştireyim…” diyerek odasına
gitti. Biz de salona kanepeye geçip oturduk. Gözlerimizi birbirimizden
alamıyorduk. Az önceki alev ateş öpüşme beni kendimden
geçirmiş ve amım ıslanmıştı. Ama acelemiz yoktu,
daha önümüzde bütün gece vardı.

 

Serpil oldukca rahat bir hanım
olduğu için, dizlerinin üzerinde bir şort ve sıfır kol bir
tişörtle geldi, Mehmet’e, “Tekrar hoş geldin!” diyerek
karşımıza oturdu. Kısa bir sessizliğin arkasından
ben Mehmet’e, “Ya aşkım sormayı unuttum, ne içersin?
Soğuk sıcak?” dedim. Bir bardak meyva suyu istedi. Hemen
kalktım, mutfağa gidip hepimize birer bardak meyva suyu koydum ve
salona geri geldim. Baktım Serpil ve Mehmet muhabbete
başlamışlar konuşuyorlardı. Servisi yaptıktan
sonrasında ben de katıldım muhabbete, konuşmaya devam ettik. Muhabbet
koyu olduğu için vaktin iyi mi geçtiğini anlamadık.

 

Bu arada karnım
acıkmaya başladı. Mehmet’e, “Aşkım sen
acıkmadın mı yaa? Ben acıktım! Sen üzerini
değiştir, biz Serpil’le birşeyler hazırlayalım,
yiyelim!” dedim. Mehmet Serpil’e, “Bir mahsuru yoksa ben bir duş
almak istiyorum, yol beni birazcık yordu.” dedi. Serpil, “Aşk olsun
canım yaa, kendi evin benzer biçimde huzurlu ol!” dedi ve bizler mutfağa, sevgilim
de duşa girdi. Serpil de harbiden benimkini oldukça
yakışıklı bulmuş ve onun da benim gibi dibi
düşmüştü.

 

Biz mutfakta uğraşırken sevgilim duşunu alıp, üzerinde
bir şort ve tişörtle mutfağa yanımıza geldi, bana
arkadan sarılarak, “Kolay gelsin aşkım!” diyerek
boynumdan öptü. Benim oramdan çok zevk aldığımı ona daha
ilkin telefonda söylemiştim. “Sabırsızlanma aşkım,
daha önümüzde koskoca 10 gün var, birazcık bekle, önce yemek yiyelim!” dedim.
Oturduk yemek yedik, biraz daha sohbet ettik. Serpil, “Arkadaşlar ben
yatıyorum, siz ister oturun, talep eder yatın!” diyerek
yanımızdan ayrıldı. Ben de, “Aşkım sen salona
geç, ben masayı toplayıp geliyorum!” dedim. Masayı
toparladım, salona geçtim.

 

Serpil elinde nevresim ve bir
yastıkla geldi. “Napıyorsun kız?” dedim. Serpil,
“Misafiri kanepede yatıracak halim yok ya, döşek odası sizin,
ben burada yatarım!” dedi. Bütün çabalarıma karşın, “İtiraz
istemiyorum!” diyerek salonda yatacağını söylemiş oldu ve
“Artık siz de yatın, çok geç oldu!” dedi. Tam hepimiz
yatakodasına giderken arkamızdan, “Fazla ses
çıkarmayın, gerçi uyanmam, ama uyanırsam benim de canım
talep eder!” dedi ve kahkahayı patlattı. Biz de sevgilimle
gülüşerek, sarmaş dolaş döşek odasına girdik.

 

Kapıyı kapatır
kapatmaz yeniden aynı halde ayakta sevişmeye ve yiyişmeye
başladık. Ama bu sefer ellerimiz de boş durmuyor, birbirimizin
vücudunu keşfediyordu. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimizi
soyuyorduk. Kısa müddette ikimiz de çırılçıplak kaldık.
Yatağa geçme vakti geldi ve lambayı kapatıp, duvar dibindeki
kırmızı spot ışıkları açtım. Serpil
zevkine düşkün olduğu için özel yaptırmıştı
bu tarz şeyleri. İçerisi loş ışıkla tam bir fantazi
odası olmuştu.

 

Hemen yatağa geçtik ve kaldığımız yerden sevişmeye
devam ettik. Mehmet’in üzerine çıkmıştım ve
yarağını amıma sürttürüyordum. Onu dudaklarından
başlayarak aşağı doğru yalaya yalaya
yarağına indim ve elime alıp başladım yalamaya.
Yarısını bile ağzıma almakta zorlanırken kendimi
alıştıra alıştıra daha fazlasını almaya
çalışıyordum. Kısa bir süre sonra 69 olduk, birbirimizi
birer aç kurt şeklinde yalıyorduk. Amımı okadar güzel ve profesyonelce
yalıyordu ki, bu işi oldukca iyi biliyordu. Kimbilir bu güne kadar kaç
tane hanımla beraber oldu, ama artık hiç birşey umrumda
değildi. Artık beraberdik ve bu anın tadını
çıkarmalıydık.

 

Sevgilim amcığımı ve
götümü yalarken, ben de sikini yalıyor, biryandan da
zevkten inliyordum. Daha fazla dayanamadım, kasılarak, titreyerek ve
bağıra bağıra boşalmaya başladım. Sevgilim
benim boşalacağımı anladığı anda amcığımın
tamamını ağzının içerisine almış, içerisine
çekiyordu. Hayatımda ilk defa bu kadar siddetli ve zevk alarak
boşaldım. Gerçekten işini çok iyi biliyordu sevgilim. Bütün am
sularımı temizlemiş, halen yalamaya devam ediyordu. Ben de onun
sikini yalamaya devam ediyordum, fakat onun daha boşalmaya
niyeti yoktu. Üstünden yavaşca doğruldum ve ona doğru döndüm.
Elime sikini alarak vıcık vıcık am deliğime
sokmaya başladım. Amım nekadar ıslak da olsa,
siki büyük olduğu için almam basit olmuyordu.
Alıştıra alıştıra yavaşca üstüne
oturuyordum. Biraz canım yanıyordu, fakat aldığım zevk
acıyı biraz olsun bastırıyordu. Acı ve zevki birlikte
yaşamak fazlaca güzel bir duyguydu.

 

Artık yarısından
fazlası girmiş ve kalanı halen amcığımın
duvarlarını zorlaya zorlaya giriyordu. Biryandan içime alırken,
bir yandanda minik minik hareketlerle oturup kalkıyordum. Zevkten ölmek
üzereydim, feryat atmamak için alt dudağımı
ısırıyordum. Sonunda hepsi içimdeydi artık. Kısa
bir süre hareketsiz kaldıktan sonra hafifçe tempoyla oturup kalkmaya devam
ettim. Sonra da hızlanmaya başladım. Duyduğum acı
yerini tamamen zevke bırakmış, biz de bulutların
üzerinde uçuyorduk.

 

Bu pozisyonda bir müddet sikiştikten sonrasında artık üstte durmaktan
yoruldum ve sevgilimle yer değiştirdik. Ben sırtüstü
yattım, sevgilim bacaklarımı omuzuna aldı ve bir seferde
amcığıma geçirdi. Elimde olmadan öyleki bir bağırdım ki, salonda
yatan Serpil mutlaka duymuştur. Bu pozisyonda sevgilimin hareketleri daha
sert olmaya başladı. Amımı hızlı süratli
sikerken, göğüslerimi de yoğuruyordu. Yaklaşık 15 dakika da
bu biçimde siktikten sonra artık sonunda boşalacaktı.
Kendini test etmesini çok iyi biliyordu. Ben de gelmek üzereydim, biz de
inleyerek aynı anda boşaldık. Sevgilim döllerini
am deliğimin içerisine akıttı ve siki am deliğimin
içindeyken üzerime uzandı kaldı. Ter su içinde
kalmıştık.

 

Bir vakit üzerimde yattıktan
sonra kalktı. Ben de derhal am deliğime bir peçete koydum, dölleri her yere
akmasın diye ve doğru banyonun yolunu tuttum. Peşimden sevgilim
de geldi ve bana banyoda arkadan sarılarak teşekkür etti. Ben de ona
daha bunun bir başlangıç olduğunu söyleyince, biz de gülüştük.
Bu arada sesimize Serpil uyanmış, uyku sersemi kalkmış,
sesimize doğru gelmişti. Serpil banyoda bizi o şekilde
çıplak görür görmez, üçümüz de afallamıştık. Serpil özür
dileyerek salona döndü. Biz de temizlenip derhal tekrar yatak odasına
geçtik, birbirimize sarılarak birer sigara yaktık.

 

Tabi 6 ayın hasreti derhal öyle bir kerede bitmez. Uzun zamandan beri yarak
yüzü görmüyordum zaten ve Mehmet’le
tanıştığımızdan beri kendimi parmaklamaktan
bıktım. Artık bu yarağın tadını
çıkarmamın tarihi geldi. Sigaralarımız sonlanmış oldu ve yine
yiyişmeye başladık. Bu sefer yine sevgilim benim üstüme
çıktı ve dudaklarımdam kulak memelerime, oradan boynuma
aşağı yalayarak göğüslerime indi ve göğüslerimin
uçlarını dişleyerek emmeye başladı. Bu arada elleri
boş durmuyor, ıslanan amıma 2 parmağını sokup
çıkartıyordu. Göbeğimi yalaya yalaya am deliğime indi.
Bacaklarımı iyice açtırdı, bir taraftan klitorisimi emiyor,
bir yandan da parmaklarını sert bir biçimde amcığıma
sokuyordu.

 

Artık inlemelerim
bağırışlara dönüştü ve Serpil’in içeride oluşuna
aldırış etmeden çılgınlar benzer biçimde sevişiyorduk. Bir
vakit daha bu şekilde parmakladıktan sonra daha fazla dayanamadım
ve yine kasılarak boşalmaya başladım. Sevgilim durdurak
bilmeden beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. O koca
siki busefer götümde istiyordum ve “Götümü sik
aşkım, orospun yap beni!” demeye başladım. Gerçektende
ağzımdan istem dışı çıkmış kelimelerdi
bunlar. Mehmet benim bu biçimde konuştuğumu duyduktan sonrasında,
sanki benden bu kelimelerin çıkmasını beklermiş gibi, o da
başladı, “Sikeceğim doğal olarak amına soktuğumun
orospusu! Amını da sikeceğim götünü de! Bundan sonra benim
orospum olacaksın!” şeklinde argo kelimeler kullanmaya başladı.
Bu halde küfürlü konuşması okadar çok hoşuma gitti ki,
aldığım zevk bir kat daha arttı.

 

Serpil daha önce bana, çekmecede kayganlaştırıcı krem
olduğunu ve kullanabileceğimi söylemişti. Çekmeceyi açtım,
kayganlaştırıcı kremi aldım, Mehmet’e verdim ve önüne
dörtayak domaldım. Kayganlaştırıcıyı götüme bolca
sürüp, götüme başparmağını sokmaya başladı. Ben
de, “Hadi aşkım yarağını sok götüme, götümden sik
beni, parçala götümü!” diyerek onu gaza getiriyordum.

 

Bir zaman sonrasında
başparmağını götümden çıkardı ve 2
parmağını soktu götüme. Derken götümdeki parmak sayısı
3 oldu. Parmaklarını götüme deli şeklinde yerleştirip çıkarıyordu. Bu
arada götüm de iyice kıvama gelmişti, “Yeter aşkım,
sikini götümde sezmek isterim!” dedim. Mehmet daha
fazla dayanamayarak yarağının kafasını da birazcık
yağlayıp, am deliğimin dudakları arasından
kaydırarak yavaşca götümün ağzına getirdi. Kendimi kasmamam
gerektiğini, kasarsam daha oldukca acıyacağını söyleyerek
beni motive ediyordu.

 

Yavaş yavaş, milim
milim götüme girmeye başladığında, ben
zevkten kudurmak üzereydim. Kendimi ne kadar sıkmamaya çalışsam
da, kocam götümü anca 3 veya 4 sefer sikmiştir ve siki
Mehmet’in yarağından fazlaca daha ufak olduğundan kendimi azda olsa
kasıyordum. En nihayetinde tamamı götümdeydi. Yavaş hareketlerle
gidip geliyordu. Bir vakit sonra zevk almaya başlayınca, ben de
götümü yarağına bastırıyor, köküne kadar girmesine
yardımcı oluyordum. Mehmet kendinden geçmiş, bana küfürler
yağdırırken, ben de ona küfürlerle mukabil
veriyordum. Mehmet hızlı süratli götüme pompalarken, bir
eliyle de amımı okşuyor ve orgazm olmamı
sağlıyordu. Götümü yaklaşık yarım saat siktikten sonra
götüme boşaldı. Yarağını götümden
çıkardığında hemen döndüm sikini
ağzıma aldım, yarağında kalan dölleri bir güzel emip
yuttum.

 

Biraz dinlenip, birer sigara
içtikten sonra Mehmet beni kucaklayıp doğru banyoya götürdü. Birlikte
duş aldık çıktık, üzerimizi giymeden yatağa girdik,
birbirimize sarılıp oynaştık. Gözlerimiz
kapandığında gün ağarmak üzereydi.

 

Bir ara gözlerimi
açtığımda saat öğleden sonra 5 olmuştu. Açlıktan
karnım zil çalıyordu. Kalktım, sutyen ve külot giydim ve odadan
çıktım. Yürümekte güçlük çekiyordum. Salondan sesler geliyordu.
Baktım Serpil TV seyrediyordu. Beni görünce gülerek,
“Tünaydın kız orospu, gece neydi o şekilde yaa? Hem kendiniz
uyumadınız, hem beni uyutmadınız! Sabaha kadar sizin
sikişmelerinizi dinledim!” dedi. Ben de, “Bundan sonrasında biraz
daha azca ses çıkartırız! Kızım ne yapayım yaa,
dev gibi yarağı var, almak zor oluyor!” dedim.

 

Serpil tekrar gülerek, “Valla
gece sizin sesinizi duyduktan sonrasında fazlaca canım cekti yaa, nerdeyse
yanınıza gelecektim, kendimi zor tuttum!” dedi. Ben de,
“Gelseydin ya kız, grup yapardık! Madem canın çekti, neden
gelmedin kızım? Valla bana uyardı!” dedim ve birlikte
gülmeye başladık. Serpil, “İlk gece sizi huzurlu
bırakmak istedim, hem biz bu şekilde konuşuyoruz da, bakalım
Mehmet isteyecek mi beni?” dedi. Ben de, “Orası basit
kızım yaa, sen birazcık sonrasında şöyle bir yarım saatliğine
falan dışarı çık, ben ağzını ararım,
seni nasıl bulduğunu falan sorarım, ona bakılırsa ayarlarız
birşeyler!” dedim. Serpil, “OK! Zaten markete gidecektim!”
dedi.

 

Ben mutfağa gidip yemek
birşeyler hazırladım, sonrasında da üzerimi giyinip, Mehmet’i
uyandırdım, beraber atıştırmak için. Serpil
yanımıza geldi ve “Mehmet, ben markete gidiyorum, bir ihtiyacın
var mı?” diye sordu. Bizimki de, “Ya sigaram sonlanmış oldu, hem senin
için bir mahsuru yoksa bira da alırmısın?” dedi. Serpil,
“OK!” deyip çıktı. Ben de bizimkinin ağzını
aramaya başladım, “Eee aşkım, Serpil’i iyi mi
buluyorsun? Güzel kız değil mi?” dedim. “Valla
aşkım böyle bir arkadaşın olduğundan oldukca
şanslısın! Çok iyi, pak kalpli, harbiden güzel ve
alımlı bir kız!” dedi. Benim kıskanç
olmadığımı bilmiş olduğu için bu halde herşeyi
huzurlu huzurlu konuşabiliyordu.

 

“Biliyormusun, bütün gece
sesimizden uyuyamamış!” diyince, “Hadi be, tühh yaa, desene
daha ilk geceden rahatsız ettik kızı!” dedi. Ben de,
“Yok aşkım yaa rahatsız olmamış da, sadece bir
ara canı oldukca istemiş! Aşkım, mesela biz sevişirken
yanımıza gelse, bizimle sevişmek istese, o anda ne
yaparsın?” dedim. Bizimki, “Valla nerden bileyim
aşkım, seninle telefonda 6 aydan beri konuşuyoruz, senin huyunu
suyunu biliyorum, fakat Serpil’i daha dün gece tanıdım. Bilmem ki
iyi mi olur? Ayrıca bu sana karşı yanlış bir
hareket olmaz mı?” dedi. Gerçekten sevgilimin bu cevabını
takdir ettim, “Valla bana uyar aşkım, eğer sen de istersen,
Serpil’i de aramıza alalım!” dedim. O da, “Sen bilirsin
aşkım!” diyerek topu bana attı. “Serpil gelmek
üzeredir, sen salona geç, ben bulaşıkları makinaya atıp
geliyorum!” dedim.

 

Az sonra Serpil marketten döndü,
birazcık sebze meyve almış, birkaç adet bira, bir karton da sigara
almış. Sigarayı ve
biraları salonda oturan Mehmet’e verdi, sebze meyvelerle mutfağa
yanıma geldi. Bana göz kırparak, “Ne oldu? Ağzını
aradın mı? Ne diyor?” diye sordu. Ben de gülerek,
“Hadi iyisin orospu, o iş tamam!” dedim. Serpil, “Ben
ozaman üzerimi değiştireyim! Gel bana yardımcı ol kız,
ne giyeyim?” dedi. Birlikte yatakodasına gittik, Serpil dolaptan
iççamaşırlarını çıkardı bana gösterdi. Ben de, “Pembe
tanga külot takımını giy!” dedim. Yanımda soyunup,
dediğim takımı giydi. Üzerine de kısa bir etek ve bolca
bir askılı giydiğinde, gerçekten oldukca seksi olmuştu. Götüne
bir şaplak atıp, “Seni azgın orospu seni, tam sikilmelik
oldun!” dedim, gülüştük.

 

Mutfağa gidip meyve
tabağı ve çerezleri ayarladık, salona geçtik. Bizimki Serpil’i
görür görmez, “Oooo, bu ne Serpil yaa? Özel bir gün mü bugün?” dedi.
Serpil de, “Yok yaa, senin için giyindim!” dedi, oturdu. Ben de
üzerimi değiştirip geleceğimi söyledim. Şimdi
hazırlanma sırası bendeydi. İçeri geçtim, Serpil’in
iççamaşırlarından bir tane tanga takım da kendime seçtim,
giydim. Üzerine de ancak oldukca kısa ve bolca bir şort giydim, şort
ve sutyenle salona çıktım.

 

Bizimkiler biraları
açmışlar içmeye başlamışlardı bile. Beni o
biçim gören Serpil, “Bu ne kız, üzerini giymeyi
unutmuşsun!” deyip güldü. Ben de, “Yok kızım yaa,
unutmadım, hava esasen sıcak, evde de bir sevgilim, bir sen
varsın, sizden mi utanacağım?” dedim ve oturdum. Hemen bir
bira da bana açıp verdiler. Üçümüz birlikte hem içiyor, hem sohbet,
muhabbet, gırgır yapıyorduk. Derken Serpil hafifçe hafifçe amcığını
götünü bizimkine sergilemeye başladı. Ben Serpil’e göz kırparak,
“Bu ne kızım yaa, amın götün meydanda, kıçında
etek var mı yokmu belli değil, bari üzerindekileri menfaat da
rahat ol!” dedim. Serpil de, “Tamam hayatım, seni mi
kıracağım!” diyerek eteğini ve askılıyı
çıkardı. Bizimkinin gözleri fal taşı gibi açıldı.
Önüne baktım, yarrağı çoktan çadırı kurmuştu.

 

Ben huzurlu dururmuyum, derhal
kalktım, ben de şortumu sutyenimi çıkardım ve bizimkinin
kucağına bıraktım kendimi, dudaklarına alev ateş bir
öpücük kondurdum ve yarağını acuçlayarak,
“Yarağın taş benzer biçimde olmuş aşkım, yoksa
Serpil’le sevişmek mi istiyorsun?” dedim. Mehmet de, “Sadece
Serpil’le değil, ikinizle de istiyorum!” dedi ve film orda koptu.
Serpil derhal geldi ve yapıştı bizimkinin dudaklarına. Bir
Serpil öpüyor, bir ben, deliler şeklinde öpüşüyoruz. Mehmet’in de bir eli
Serpil’in amında, bir eli benim amımdaydı.

 

Oradan kalktık döşek
odasına geçtik. Mehmet sırt üstü uzandı yatağa. Serpil’le
beraber üzerimizde kalanları da soyunup, Mehmetin şortunu
çıkardık, birimiz sikini birimiz taşaklarını
yalıyoruz. Serpil hemen bizimkime amcığını döndü ve onlar 69
oldular. Mehmet Serpil’in amcığını yalarken beni de ihmal etmiyor, hem
amımı hem götümü parmaklıyordu. 3 kişi öbek daha mükemmel
oluyormuş. Birbirilerini yaladıktan sonrasında Serpil derhal yatağa
uzandı ve bacaklarını açtı, “Hadi erkeğim gir
içime!” demeye başladı. Ben de, “Hadi aşkım sik şu
orospuyu da aklı başına gelsin! Amını götünü sik parçala
orospunun!” dedim. Mehmet Serpil’in bacak arasında yerini aldı ve
yarağını bana birazcık yalattıktan sonra 3 hamlede Serpil’in
amına kökledi. Serpil kaçmaya çalışıyor, ama bizimki tutmuş
bir kere, bırakır mı, seri bir halde sikmeye
başladı. Serpil feryat üzerine feryat atıyor,
fakat dinleyen kim!

 

Kısa bir müddet sonra Serpil,
“Hadi aşkım, kökle, süratli hızlı sik, parçala
heryerimi, bu amım da götüm de feda olsun sana!” demeye
başladı. Serpil Mehmet’e bu tarz şeyleri söylerken, bir eli de benim
bacaklarımda dolaşıyordu. Birden bacağımdan tuttu, beni
kendine doğru çekip, “Gel kız, amını yalamak istiyorum senin!” dedi. Serpil’in
bu isteği ilk baştan garip geldi bana, daha önce hiç bu şekilde bir
yaklaşımda bulunmamıştı. Mehmet de ordan, “Yalayın
birbirinizi orosular!” diyince, amım Serpil’in ağzına
gelecek biçimde çıktım üzerine ve Serpil yalamaya
başladı. Aman Tanrım, bu ne güzel birşeydi, daha ilk dil
darbesinde beni uçurmaya yetti. Mehmet Serpil’in amından çıkıp
benim götüme girmeye başladı. Dün gecekinden daha rahat ve
zorlanmadan almıştım. Mehmet beni götümden sikerken, Serpil’in
ve benim dudaklar birleşmiş, lezbiyenler gibi birbirimizi somurup
duruyorduk. Mehmet daha çok dayanamayıp götümün içine patladı.

 

Yatakta uzanmış, hepimiz
sigara içerken, Serpil daha doymamış olmalı ki, Mehmet’in inik yarağını
ağzına almış, kaldırmaya çalışıyordu.
Tabi bu arada bir eli de benim amımdaydı. Serpil en sonucunda emeline
kavuştu, Mehmet’in sikini kaldırdı ve
yarağın kafasına bolca tükürüp, hemen üzerine oturdu ve
zıplamaya başladı. Az ilkin amına ilk kere alırken bağıran
Serpil, şimdi zevk çığlıkları atıyordu. Biraz
sonrasında Mehmet bunu üstünden kaldırıp önüne domalttı. Şimdi
götten sikilme sırası Serpil’deydi. Serpil götten sikileceğini
anlayınca çekmeceden kaydırıcı kremi çıkartıp
verdi bana, ben de kremi götüne güzelce yedire yedire sürdüm. Aşkım yarağını
Serpil’in göt deliğine dayadı, hafifçe bastırıp çekiyor, ama
sokmuyordu. Serpil yalvarmaya başladı, “Hadi daha çok delirtme
beni, sok şunu götüme, sik parçala götümü!” diye. Aşkım da yavaşca
sokmaya başladı. Soktukça Serpil inliyor, çığlıklar
atıyordu. Sonunda hepsini götüne almayı başardı…

 

Sevgilim buraya tatile gelmişti,
fakat onu daha çok yoruyorduk. 10 gün süresince, üçümüz beraber yedik içtik,
dinlendik ve sikiştik. Ve ayrılık vakti geldi, aşkım memleketine
geri döndü. Ama bizler Serpil’le karar vermiştik, aşkımı
buraya alacaktık. Burada ona bir iş ayarladık ve tekrar
çağırdık. Mehmet karısından boşanıp geldi. Şu
anda burada özel kişilerin koruması olarak, düzgün bir maaşla
çalışıyor. Ben de kocamdan boşandım ve üçümüz Serpil’in
evinde yaşamaya başladık. Mehmet en sonucunda bana evlenme teklifi
yapmış oldu. Çünkü yeni kayınvalidem torun sevmek istiyormuş.

 

Mehmet’le evlendim ve şu anda
7 aylık hamileyim. Şu günlerde ben sikişemiyorum, fakat kocam, ben
ve Serpil çok mutluyuz. En azından gözüm arkada kalmıyor, acaba
başka kadınlara gidiyor mu diye düşünmüyorum. Nasılsa evde
her daim emrine amade Serpil var. Hem başka kadınlara gidiyorsa da
siki sağolsun, kocama bütün amlar feda olsun!