Selamlar sevgiler dostlar. Size, beni ‘Götçü’ meydana getiren vakası alatmak istiyorum. Demir doğramacı olarak çalışıyorum. Geçmiş gün, tarihi tam hatırlamıyorum, sanırım 3 yıl kadar önceydi. Bir inşaatta demir işleri için gitmiştim. Arabamla inşaata vardığımda başımda bir firmanın promosyon şapkası, vasıta kullanırken taktığım gözlükler ve iş kıyafetim vardı. Tesadüfen bir inşaat çalışanıyla karşılaştık. Benden yaşça epey küçük bir tanesiydi. Önemsemeden yanından geçtik ve işimizi oluşturmaya koyulduk. Elemanımla sıkı bir emek harcama temposu yakalamıştık. İşimizi süratle yapıyorduk. Bu sırada geldiğimizde karşılaştğımız genç devamlı bizi izliyordu.

Hava fazlaca sıcaktı ve buram buram terliyordum (ki ben aşırı terleyen biriyim), sıkça su içip, şişeyi başımdan aşağı boşaltıyordum. İş kıyafetim vücuduma yapışmış kaslarım tam anlamıyla ortaya çıkmıştı. Ve halen izleniyordum. Öğle yemeği için nevale çıkınımızı açtık, elemanımla yemeğimizi yiyorduk. Genç yanımıza geldi, buyur ettik. Birkaç lokma aldı. Ve sohbete başladık. Sıva işleri yapıyordu, çevresinin fazlaca geniş olduğunu, inşaatçılarla iyi ilişkilerinin bulunduğunu anlattı. Benden kartımı istedi. Yeni işler geleceğini ummak anlamında kartımı verdim. Akşam üstü işimizi bitirdik ve ayrıldık inşaattan.

Ertesi gün akşamüstü telefonum çaldı. Yabancı bir numaraydı. Tanıttı kendini, “Ben sıvacı Halil!” dedi. Hemen tanıdım. Bana, “Çalıştığım yerlerde demir işleri yaptıracaklar, senine konuşmak, onlarla buluşmanı sağlamak isterim, vaktin varsa akşama birer bira içer miyiz?” diye sordu. Ben esasen akşam iş çıkışı bir iki birayı severim, “Mümkün.” dedim. Akşam buluşacağımız yerden onu aldım ve yaşadığım kentin yüksek bir tepesine çektim arabayı, kenti seyrederek, bira içmeye ve işle alakalı konuşmaya başladık. Daha sonra sohbetimiz kadın adam ilişkilerine; dolayısıyla sekse kaydı. Elini birden apışarama, sikime attı. Ben irkilerek kendimi geri çektim. (Bu anlattığım 3. Biradan sonrasında oluyor). Sonunda dilinin altındaki baklayı çıkardı, “Senden fazlaca hoşlandım. Ne olur izin ver, sadece seveyim!” dedi…

4 yıldır yalnız yaşıyordum ve bir aydır ilişkiye girmemiştim. Ama daha önce de bir erkekle hiç yakınlaşmamıştım. Alkolün etkisi ve abazanlığım kararı bacaklarımı aralayarak sırtımı koltuğa yasladım. Kemerimi çözerek fermuarımı indirdi. Kemik şeklinde olmuş yarağımı canımı acıtarak, zorlanarak dışarı çıkarttı. “Ooffff! Hayatım bu ne güzel yarrak, yerim ben bunu!” diyerek yalamaya başladı. Kocaman diliyle önce kafasını turladı, sonra emmeye başladı, yetmedi ağzına sokmaya başladı. Gırtlağından aşağı yutuyordu sikimi. Çok kadın yaladı, emdi yarağımı, fakat onun şeklinde yutan, traşlığına kadar kaybedebilen kimse olmadı. O gece yarağımı yalamakla yetindi. Sikmek istedim, bundan dolayı oldukca etkilenmiştim. Israrla siktirmedi (sonradan söyledi, siktireceği gün birşey yemiyormuş, sikilirken rahat olsun diye). Ertesi güne söz verdi…

Ertesi akşam buluştuk ve evime götürdüm. Birbirimizi güzelce yıkadık, sonrasında yatağıma aldım onu. Ve kentin orospularının bile korkmuş olduğu yarağımı köküne kadar soktum Halil’in götüne. Götü sıcacıktı, daracıktı deliği. Yarım saati aşkın siktim götünü. Onun ikinci erkeğiymişim, ilk sikicisi daha ilk sokuşundan sonrasında derhal boşalıyormuş. Onu yolladıktan sonra kendimi sorguladım, (Neden şimdiye kadar ibne sikmedim?) diye. İki kez daha geldi benim eve. Her gelişinde bir öncekinden daha uzun sürdü sikişlerimiz. Daha sonra gelmedi hiç, canını acıtıyormuşum. Ne zaman telefon etsem meşgule alıyor, mesajlarıma yanıt vermiyor. İbne sıvacı beni adam götü sikmeye alıştırdı, ama şimi de sikecek göt bulamıyorum!

Sağlık ve sevgiyle kalınca dostlarım. Sikişin, siktirin, sikin!